14 Ağustos 2012 Salı



                                              ŞANSSIZLIK FAKTÖRÜve ELİT(!) HAKEM

                                    Pazar günü oynanan derbi içinde birçok ilginçlikleri barındıran bir maç oldu.
Bizim açımızdan değerlendirecek olursak saha içinde bazı aksaklıklar vardı ki bu maça özel olmayan şeylerdi.Maçın başlamasıyla birlikte rakip klasik olarak önde baskı kurarak oynayacağını maçın ilk dakikaları itibariyle gösterdi.Zaten Bekir'de rakibin bu oyun anlayışına güzel bir asist yaparak cevap verdi.Kadıköy'de ki Vaslui maçında da gördük ki orta sahada baskıyı kuran,sahayı en iyi şekilde parselleyen rakipler bizim işimizi zorlaştıracak bu oyun düzeninde.Defansta Bekir ve Orhan Şam'ın yetersizliği,orta saha da Baroni ve Mehmet Topal'ın üretkenlikten uzak halleri maçı bizim lehimize zorlaştıran etkenlerin başındaydı.Volkan'ın talihsiz sakatlığının da etkisini unutmamak lazım.Çünkü Volkan takımın kaledeki direniş sembolü.Oyuna ısınmadan giren Mert Günok'un yediği gol hem kendisinin hem de takımın  konsantrasyonunu bozmasına neden oldu.Emre'nin takımdan ayrılması gösterdi ki bu sezon Baroni'nin performansında ciddi düşmeler yaşanacak.Beraber oynayacağı M.Topal,Selçuk veya Salih'in savunma yönlerini üst düzeye çıkarmaları gerekecek.Ligin başlamasına 1 hafta kala transfer yapılmasını beklemek biraz hayalcilik olur.Zaten Aykut Hoca maçtan sonra ki açıklamasında da benzer beyanatlar da bulundu.
                           Dikkat çekici bir nokta var aklıma takılan.Galatasaray'la geçtiğimiz sezonla birlikte 
oynanan toplam 5 maçta da orta saha hakimiyetini ve oyunun kontrolünü rakibe kaptırmanın mantıklı bir açıklamasının olması gerekir.Evet bu saatten sonra yeni bir transfer zor olduğuna göre elde ki mevcut kadrodan çözüm yolları bulunacak.Salih Uçan konusunda Aykut Hocanın ısrarcı olması en büyük beklentim.Geride kalan  3 resmi maçta da oyun hakimiyetini ele alamadık,baskıyı kuramadık.Lig ve şampiyonlar ligi öncesi bunlar halledilmesi gereken konular.Zaten dünkü maçın istatistiklerine bakıldığında sorunun kaynağı kendini gösteriyor kağıt üstünde.Saha da istekli,hırslı 
mücadele eden tek oyuncu Dirk KUYT'tı.Sanki giydiği formanın Lefter'in çubuklusu olduğunu kanıtlarcasına mücadele etti maç boyunca.Onun dışında teknik kadro da dahil formda olan kimse yoktu.Tek maçlı kupa mücadelesinde ortaya çıkan bu sıkıntıları uzun soluklu lig mücadelesinde çözümlemek" zaman herşeyin ilacıdır"sözünü hatırlattı biz taraftara. 
                         Hepsini bi kenara bırakırsak 1 maçla takımı harcayacak bünyeye sahip değiliz.
Yeni başlayacak kulvarlarda takımımıza olan inancımızı ve desteğimizi koşullar ne olursa olsun vereceğiz.Kimse bizden gerçek Elit olan bu insanları harcamamızı beklemesin.
                        Son paragrafı da Elit!hakemimize ayıralım.Yurtdışı maçlarında edindiği misyonu adil yönetim olan bu zat yurtiçinde de maçı katletmekten öteye gitmiyor.Maçın sonlarında verdiği  penaltı kararını Şampiyonlar Ligi maçlarında verebilecek cesareti olmadığını kendiside gayet iyi biliyor.
                      

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder